hâl

Issızlığın sokakları da yoktu caddeleri de. Bir insan ve bir histen teşekküldü.

***

Gecenin sessizliğine ve etrafta hiç kimsenin olmamasına rağmen kaldırımı terk etmeden yürüyordu. Ve varacağı yeri bilmiyordu esasında. Sadece yürüyordu. Belki de bundan mütevellit, sanki o yerinden kımıldamıyor da, kaldırım ayaklarının altından kayıyor gibiydi.

Bu da bir haldir başlı başına. Kaybolmuşluktan öte, var olduğundan şüphe duyan insanların hali. Bir şeylere sahip veya ait olmayı beceremeyip, kimseye ait olmayan ve kimseye sahip çıkmayan bir sokakta hiçbir yereye varmayacak şekilde yürüyen insanların hali. Ve dahi, hürriyetten kendi payını alıp; kalanı da memleketin kuşlarına bırakan insanların hali.

O da böyle insanlardan biriydi. Ve yıldızlarla uçakları hiç karıştırmazdı birbirine.

Bir Cevap Yazın